Piramit, Taylorizm ve Çevik Dönüşüm
Geleneksel (Klasik) yönetim, organizasyonu bir makine, insanı ise bu makinenin bir dişlisi olarak görür.
Düşünenler (Yönetim)
üstte,
Uygulayanlar
(İşçiler) altta.
Bu üç temel kavram bilişim sektörüne uygulandığında, yaratıcı yazılım süreci sıradan bir üretim bandına dönüştürülmeye çalışılır.
Günde kaç satır kod? Kaç ticket kapatıldı? Nitelik yerine niceliğin ve sürekli ölçülebilirliğin kutsanması.
Kararlar üst yönetimde alınır. Yazılımcı sadece verilen özellikleri (feature) sorgulamadan koda dökmekle mükelleftir.
Mimar tasarlar, back-end'ci yazar, QA test eder. Kimse ürünün veya sorunun sağladığı büyük resmi göremez.
İnsanın yaratıcı potansiyelinin yok sayılması ve sadece "İnsan Kaynağı" (Dişli) olarak görülmesi.
Hızla değişen teknoloji dünyasında, hantal ve yavaş bürokratik karar alma süreçleri.
Sadece dışsal ödül (maaş) odaklılık, içsel motivasyonu ve "Flow" (Akış) halini öldürür.
Departmanlar arası duvarlar. Bilginin hiyerarşik basamaklarda kaybolması veya filtrelenmesi.
Katı hiyerarşik yapılar, bireylerin etik sorumluluklarını bir üst makama devretmesine neden olur. Kimse bütünden sorumlu hissetmez, herkes sadece kendi "kod parçasından" sorumludur. Bu durum büyük etik faciaların temel sebebidir.
İK için bir CV Eleme YZ Modeli geliştiriyorsunuz. Eğitim verisinde kadın adaylara karşı ciddi bir algoritmik önyargı tespit ettiniz.
Müdürünüz: "Önceliğimiz değil! Plana sadık kal, deadline yarın."
"Emir emirdir. Sorumluluk yöneticidedir."
"Yanlı sistem teslim edemem. Etik kurallar üstündür!"
Sıradaki Konu: Fikri Mülkiyet Hukuku ve Etik
Geleneksel Yapı
Taylorizm & Hiyerarşi
Model Çöküşü
Motivasyon ve Esneklik
Etik Çatışma
Sorumluluk Dağılması
Dijital dünyada gerçekten gizli kalabilir miyiz? Gözetim kapitalizmi.